 |  | KINDZMARAULI MARANI-Mtsvane/2005 | |  | | KINDZMARAULI MARANI-Mtsvane/2005 | 11,86 TL + KDV KDV dahil : 13,99 TL |
|  | KINDZMARAULI MARANI KAKHETIAN ROYAL-Saperavi-Budeshuri/2005 | |  | | KINDZMARAULI MARANI KAKHETIAN ROYAL-Saperavi-Budeshuri/2005 | 16,94 TL + KDV KDV dahil : 19,99 TL |
|  | KINDZMARAULI MARANI-Saperavi Cabernet Sauv./2006 | |  | | KINDZMARAULI MARANI-Saperavi Cabernet Sauv./2006 | 15,25 TL + KDV KDV dahil : 17,99 TL |
|  | KINDZMARAULI MARANI-Saperavi/2006 | |  | | KINDZMARAULI MARANI-Saperavi/2006 | 11,86 TL + KDV KDV dahil : 13,99 TL |
|  | KINDZMARAULI MARANI-Saperavi Barrel Select/2005 | |  | | KINDZMARAULI MARANI-Saperavi Barrel Select/2005 | 21,18 TL + KDV KDV dahil : 24,99 TL |
| | Tüm liste |
|
|  |
 | |  |
 |  | ŞATO KALECİK-Kalecik Karası/2004 | |  | | ŞATO KALECİK-Kalecik Karası/2004 | 24,00 TL + KDV KDV dahil : 28,32 TL |
|  | L`ENCLOS DES DOYENS Sauvignon Blanc Semillon 2003 | |  | | L`ENCLOS DES DOYENS Sauvignon Blanc Semillon 2003 | 48,50 TL + KDV KDV dahil : 57,23 TL |
|  | CHATEAU LA RIGALE-Merlot-Cabernet Sauvignon-Cabernet Franc/2002 | |  | | CHATEAU LA RIGALE-Merlot-Cabernet Sauvignon-Cabernet Franc/2002 | 48,50 TL + KDV KDV dahil : 57,23 TL |
|  | EDULIS RESERVA Tempranillo 1999 | |  | | EDULIS RESERVA Tempranillo 1999 | 46,80 TL + KDV KDV dahil : 55,22 TL |
|  | SENERIO GRAND RESERVA Merlot Cabernet Sauvignon 1996 | |  | | SENERIO GRAND RESERVA Merlot Cabernet Sauvignon 1996 | 73,55 TL + KDV KDV dahil : 86,79 TL |
|  | RAYMOND AMBERHILL-Zinfandel/2004 | |  | | RAYMOND AMBERHILL-Zinfandel/2004 | 43,60 TL + KDV KDV dahil : 51,45 TL |
|  | CHATEAU DE BRANDEY-Merlot-Cabernet Sauvignon-Cabernet Franc/2003 | |  | | CHATEAU DE BRANDEY-Merlot-Cabernet Sauvignon-Cabernet Franc/2003 | 48,50 TL + KDV KDV dahil : 57,23 TL |
|  | ŞATO KALECİK-Fransız Kupaj/2004 | |  | | ŞATO KALECİK-Fransız Kupaj/2004 | 24,00 TL + KDV KDV dahil : 28,32 TL |
|  | HATTİ-Sultaniye/2006 | |  | | HATTİ-Sultaniye/2006 | 13,90 TL + KDV KDV dahil : 16,40 TL |
|  | CHATEAU TERTRE DE JANOY-Merlot-Cabernet Sauvignon-Cabernet Franc/2003 | |  | | CHATEAU TERTRE DE JANOY-Merlot-Cabernet Sauvignon-Cabernet Franc/2003 | 48,50 TL + KDV KDV dahil : 57,23 TL |
|
|
|  |
|
|
|
 |
|
|
|
Anadolu’da tarihi M.Ö. 3000 - 3500 yıllarına kadar uzanan Alacahöyük antik kenti kral mezarları kazılarında ele geçirilen bu altın kadeh ve karaflar krallara en kaliteli şarapları sunarken kullanılmaktaydı. Şarabın karafta sunulmasının ve bugün kullandığımız şarap kadehlerinin tarihteki ilk örnekleri olması açısından son derece önemlidir.Orjinalleri Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde, birebir kopyası ise Gestın Şarap Tarihi Müzesi'nde sergilenmektedir.

Yapılan en son araştırmalara gore Anadolu'nun M.Ö. 2000 yıllarına kadar uzanan Hitit uygarlığı döneminde Hitit Kralları Hitit Tanrılarına en kaliteli şaraplarını sunarlardı ve Tanrıya şarap sunma törenleri bazen müzik eşliğinde yapılırdı. Yukarıdaki rölyef, Hitit Kralının Hitit Tanrısına şarap sunma sahnesini göstermektedir. Hitit başkenti Hattuşaş’tan alınan bu eser Ankara Anadolu medeniyetleri müzesinde sergilenmektedir.

Konya Ereğli İvriz ilçesindeki Kaya rölyefi Hitit Kralının, sol elinde şarap kadehi ve sağ elinde üzüm salkımı olan Hitit Tanrısına dua etme ve şarap sunma sahnesi işlenmektedir. Tanrı oldukça büyük Kral ise bir stand üzerinde küçük şekilde işlenmiştir. Hitit Tanrılarına her sene en kaliteli şaraplar sunulurdu. Bu sahne Anadolu’nun Konya bölgesinde dahi üzüm yetiştirilip şarap yapıldığını göstermektedir.

Dünya’nın en önemli Sualtı Arkeoloji Müzeleri arasında yer alan Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesinde sergilenen bu amforalar Roma ve Bizans dönemine ait batıklardan çıkarılmıştır. Bunlar bu dönemlerde Anadolu ve Yunanistan başta olmak üzere hemen hemen tüm akdeniz ülkelerinde şarap ticareti yapan tüccarların kullandıkları şarap taşıma kaplarıdır. Bu dönemde Anadolu çok kaliteli şaraplar ürettiği için Anadolu şarapları çok aranılan şaraplar arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Özellikle batı Anadolu şarap limanlarından yüklenen şaraplar Yunanistan başta olmak üzere diğer akdeniz ülkelerinede götürülmüştür. Şarabın anavatanı Anadolu’dan Avrupa’ya geçişi bu amforaların kullanıldığı dönemden daha öncedir. Yunanistan ve Anadolu arasında başlayan dış ticaretin tarihi M.Ö.2000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Şarabın Avrupa’ya girişide bu döneme rastlamaktadır ve Avrupa’da ilk olarak Yunanistan Anadolu’dan şarap denen içkiyi ve bunun kültürünü almıştır. Fransa’ya ulaşması ise Yunanistandan çok daha sonra M.Ö. 600 yıllarında Foçalı gemicilerin Marsilya’ya götürmesi iledir. Yolunuz Bodrum’a düşerse bu muhteşem müzeyi ve şarap tarihi ile ilgili bu amforaları mutlaka görünüz.

ŞARAP TARİHİ ÜZERİNE
Medeniyetlerin beşiği olarak adlandırılan Anadolu asma bitkisinin ve şarabın Dünyada anavatanı olarak gösterilen coğrafyada yer almaktadır.Bu coğrafya bugünkü Anadolunun doğusunda yer alan,Nuhun gemisinin büyük tufandan sonra suların çekilmesiyle karaya oturduğu yer olarak bilinen Ağrı dağı ve çevresidir.Bugün Ağrı dağının çevresindeki ülkeler Dünyada şarabın anavatanı olarak gösterilmektedir.Bu ülkeler, Türkiye, İran, Ermenistan ve Gürcistan’dır. Bu coğrafyadaki asma bitkisinin tarihi 8500 yıl öncesine Anadolu topraklarına uzanmaktadır. Literatürde asma bitkisinin kökeni Ağrı dağı ve çevresi olarak gösterilmektedir ve bu konuda gerek bilimsel veriler gerekse efsanevi kaynaklar bunu doğrulamaktadır.Fakat asma bitkisinin üzümlerinden şarap yapımının bu tarihten yaklaşık 2000 yıl sonraya günümüzden 6500 yıl öncesine uzandığı sanılmaktadır. Şarap yapım konusu ve tarihi hakkındaki bilgilerin son derece kısıtlı olması bu konuda Türkiye ve Dünyada sadece tahminsel bilgilerin kitaplarda yer alması sonucunu doğurmuştur ve tahmin edeceğiniz gibi yukarıdaki dört ülkeden herbiri şarap konusunda yazılan kitaplarda kendi ülkesini şarabın anavatanı olarak göstermektedir.Bunun yanında bazı Avrupalı ve Amerikalı şarap kitabı yazarları ise maalesef bilimsel verilere dayanmayan ve bazı tarihsel yanlışlıklar içeren kitaplarında diğer üç ülkenin adlarını kullanmalarına rağmen Türkiye kelimesini eserlerinde kullanmamaktadırlar. Bunlar arasında oldukça ilginç olanları vardır. Size birtanesini aktarmak isterim. Örneğin bir kitapta gördüğüm şarabın Yunanistan’a ve oradan da Avrupa’ya geçişini gösteren haritada, şarap yukarıda belirttiğim coğrafyadan direk olarak yunanistan’a gitmek yerine hiç Anadoluya uğramadan iki katı uzun bir yol izleyerek Akdenizin güneyinden ve Mısır üzerinden Yunanistan’a oradan da Avrupa’ya geçtiği şeklinde okuyuculara aktarılmaktadır ve tarih olarakta M.Ö. 2000-2500 yılları belirtilmektedir. Bu tarihlerde Anadoluda ise şarap tüketimi oldukça yüksek seviyelere ulaşmakla beraber bağcılık kanunları dahi yürürlüğe girmiştir. Bu tarih döneminde Anadoluda şarap terimleri kullanılmakta ve şarap kapları testileri imal edilmektedir. Bunlardan en ilginç olanı, günümüzde kullandığımız şarap kadehlerinin tarihteki ilk örneği olan altın kadeh ve karaflarda krallara şarap sunuluyor olmasıdır. Bu altın kadeh ve karafların orta Anadolu bölgesi Alacahöyük kazılarında kral mezarlarından çıkarılmış olması, kralların en sevdiği eşyalarının birlikte gömülmesini istediklerini düşünürsek bu dönemde dahi şarabın ne kadar önemli olduğunu anlamamıza yetecektir. Yukarıdaki resimlerde gösterilen bu kadeh ve karaflar ayrıca Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde sergilenmektedir.Yine yukarıdakii resimlerde Hitit dönemine ait Krala şarap sunma sahnesi ve Hitit kralının Hitit tanrısına üzüm sunma sahnesi röliyefleri ile Bodrum müzesinden Ege ve Akdenizdeki şarap ticaretinde kullanılmış amforalar görülmektedir. Anadolunun Hatti ülkesi olarak adlandırıldığı bu dönem Anadolunun şarap tarihi olarak en eski dönemi olmamasına rağmen yukarıdaki ilginç tezi çürütmeye yeterli olacaktır. Biz Anadolu insanının tarih devirleri ve günümüzdeki her konudaki cömertliği ve paylaşımcılığı maalesef zamanla şarap örneğinde olduğu gibi dışlanmamız noktasına kadar varmaktadır. Anadolu insanı olarak bunlara alışkınız. Örneğin Lalemizi Hollanda’ya, yoğurdumuzu Bulgaristan’a, El halısı dokuma kültürümüzü Çin ve İran’a, Noel babamızı Finlandiya’ya ve buna benzer Dünya tarihindeki birçok ilki şarap gibi diğer ülkelere kaptırmışız. Fakat şarap konusunda Türkiyedeki bugünkü gelişmeler zamanla şarabımızın Dünyada tanınmasıyla şarabın anavatanı Anadoluya dönmesini sağlayacaktır.
Ferhan ORGİR
Ceo / Şarap Uzmanı
|
|
|
|